





| English | 日本語 | Italiano | Español (Latino) | Español (España) |
| Türkçe | Português | Português (Portugal) | Français | Deutsch |
| Bahasa Indonesia | 繁體中文 | Română | Tiếng Việt | 한국어 | ไทย |
Son birkaç yıldır deniz kıyısında muhteşem bir kaçamak hayali kurmayan kalmış mıdır? Senarist ve yönetmen Rian Johnson, 2020'de karantinadayken fantezi dünyasında içinde ölümcül sürprizler barındıran bir tatile çıkmaya karar verdi. Sonuçta ortaya Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven çıktı. Filmde yeniden Bıçaklar Çekildi'deki rolüyle izleyici karşısına çıkan Altın Küre adayı Daniel Craig, dedektif Benoit Blanc olarak yepyeni bir gizemi çözmek için rotayı Akdeniz'e çeviriyor.
Bıçaklar Çekildi'de ölüm saçan bağlantılar ete kemiğe bürünüyordu. Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven'de ise insanın en yakın arkadaşlarına karşı bile temkinli olması gerektiği vurgulanıyor. Teknoloji milyarderi Miles Bron (Edward Norton), en yakınında bulunan sevdiği arkadaşlarından bazılarını kendi mülkü olan bir Yunan adasında kaçamağa davet eder. Ancak çok geçmeden cennette her şeyin mükemmel olmadığı ortaya çıkar. Aralarından biri ölü bulununca entrikayı adım adım aydınlığa kavuşturmak elbette Blanc'e düşer.

Johnson, oyuncu seçimi yaklaşımını "bir akşam yemeği daveti vermek" olarak tarif ediyor. Bu sefer yemek masasının etrafında Oscar adayı Edward Norton, Janelle Monáe, Kathryn Hahn, Leslie Odom Jr., Jessica Henwick (The Gray Man) ve Madelyn Cline (Outer Banks) var. Bu isimlere Kate Hudson ve Dave Bautista (Ölüler Ordusu) da eşlik ediyor.
"Yemeğe sevdiğiniz insanları davet edersiniz." diyen Johnson, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ama gerçekte ortaya çıkacak olanı asla bilemezsiniz. Nihayetinde yapmaya çalıştığımız şey, her rol için en iyi oyuncuları, o role en uygun olan isimleri bulmak. Yaptığımız bir bakıma zarları atıp nefesimizi tutmak. Neyse ki birbirleriyle gerçekten uyum sağlayan bir ekip kurabildik.”
Hepsini bir araya getiren, Craig'in canlandırdığı, kafası bir filozof gibi çalışan dedektif karakteri. Dedektif, kendine özgü aksanıyla onca yaygara ve dalavere arasından hayati önemdeki ipuçlarını çekip alıyor. Aslına bakarsanız Johnson, bu kez Blanc'in daha fazla ön plana çıkacağına dair ipuçları veriyor.
Johnson, bu konuda şunları dile getiriyor: “Onu kesinlikle daha yakından tanımaya başlayacaksınız. İlk filmde filmin yapısı gereği ana kahraman büyük oranda Ana de Armas'ın karakteri Marta'ydı. Blanc çoğunlukla ana karaktere tehdit oluşturan kişiydi. Hikâyenin örgüsü bakımından Blanc neredeyse kötü karakter olarak algılandı. Çünkü iki karakter yakınlaştığında bile onun Marta'yı yakalayacağından ve nihayetinde ele vereceğinden endişe ediyordunuz. Bu yüzden Blanc ilk filmde hep ana kahramanımızın yakın çevresinin dışında yer aldı ve daha ziyade gizemli bir kişilik sergiledi. Ancak bu filmde Blanc, adadaki gizemli cinayeti çözmek için bir davet alıyor. Onun bakış açısından bu kişilerle tanışıyor ve bu dünyaya adım atıyoruz.”
Johnson'a göre filmin İngilizce adı (Glass Onion) kısmen Blanc'in tumturaklı sözlere olan merakından geliyor. Filmin adı aynı zamanda Beatles'ın 1968 tarihli aynı adlı şarkısına da göndermede bulunuyor. "Hep Blanc'in suyunu çıkarabileceği cafcaflı bir metafor olarak dört elle sarılabileceği eğlenceli bir şeyler peşindeydim." diyen Johnson, şöyle devam ediyor: "Her şey en başından beri herkesin gözü önünde. Şeffaf bir nesne olarak cam fikri işte bu şekilde aklıma geldi. Bu konuda son derece dürüst olacağım. Gerçekten de elime iPhone'umu alıp müzik kitaplığımda "glass (cam)" sözcüğünü arattım. Camla ilgili güzel şarkılar olmalıydı. Kendi kendime "Acaba camdan hisar mı olsa? Yoksa camdan kale mi? Ya da camdan adam?" diye düşünüyordum. Karşıma çıkan ilk şey, büyük bir Beatles hayranı olduğum için "Glass Onion (Camdan Soğan)" oldu.

Deniz kıyısı tatili havasıyla uyumlu olacak şekilde yeni film, Bıçaklar Çekildi'nin Massachusetts'deki harap malikânesi yerine bir milyarderin Yunanistan'da bulunan yerleşkesinde geçiyor. Kafasındaki ideal lokasyonla Yunanistan'ın tatil beldesi Poto Heli'deki Amanzoe tatil köyünün 20 numaralı villasında karşılaşan Johnson, hemen o anda filmi orada çekmesi gerektiğini anladı. Set, birçoğu beraberinde ailelerini de getiren oyuncular için otel olarak da işlev gördü. Johnson, bu konuda "Filmi çektiğimiz yerde âdeta bir yaz tatilinde gibiydik." diyor.
Film serilerinin anlatım bakımından tutarlı bir evrende geçen ikinci filmlerine nazaran pek de geleneksel bir devam filmi olmayan Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven'in kökleri, Johnson'ın Agatha Christie'ye uzun süredir beslediği tutkuya uzanıyor. Agatha Christie'nin en meşhur karakteri olan Dedektif Hercule Poirot, hepsi de farklı vurgulara, yapılara ve olay örgülerine sahip 33'ü aşkın romanda karşımıza çıkıyor.
Tudum'la yaptığı sohbette Johnson, bu durumu "Agatha Christie her seferinde benzersiz ve yeni hissettiren bir şekilde bunu başarmanın bir yolunu bulmuştu ve bu, onun yaratıcılığına meydan okuyan bir nitelik taşıyordu." diyerek tarif ediyor.
Başka bir deyişle bu filmde Bıçaklar Çekildi'de olanların tekrarlanmasını asla beklemeyin. Bıçaklar Çekildi için yazdığı özgün senaryoyla Oscar'a aday gösterilen Johnson, yeni filmindeki her şeyin olabildiğince farklı bir görünüme ve hisse sahip olmasını istedi. İlham almak için Christie'nin romanlarının yanı sıra 1982 yapımı Evil Under the Sun ve özellikle de 1973 yapımı The Last of Sheila gibi "tropik bir tatilde gerçekleşen gizemli cinayet" temalı filmleri inceledi. Senaryosu Stephen Sondheim ve Anthony Perkins tarafından kaleme alınan, başrollerde ise Raquel Welch, Ian McShane ve Dyan Cannon gibi isimlerin bulunduğu The Last of Sheila'nın bol güneşli öyküsü, Johnson'ın "en sevdiklerinden". Film, keyifli yolculukları tatsız bir hâl alan gösterişli sosyete üyelerini konu alıyor.
"Açık bir şekilde bu filmden ilham aldığım bazı noktalar var." diyen Johnson sözlerini şöyle sürdürüyor: “Öncelikle film, hepsi de başarılı arkadaşlarından biriyle bir güç dinamiği içinde olan bir grup arkadaş, daha doğrusu dost görünen düşman çevresinde şekilleniyor. Film, bu başarılı ana karakterin arkadaşlarına egzotik bir mekânda bir gizemli cinayet oyunu oynamak üzere bir davet göndermesiyle başlıyor. The Last of Sheila'da olaylar bu karakterin yatında geçiyor ve her şey bir felakete dönüşüyor. Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven de esasında bu şekilde başlıyor.”
Tüm polisiyelerde kendi dedektif şapkanızı takıp hikâyenin sonunu ve suçluyu tahmin etmeye çalışmak eğlencenin bir parçasıdır. Ama Johnson'ın, kendinizi It’s Always Sunny In Philadelphia tarzı bir komplonun içinde bulmadan önce bir tavsiyesi var: “Bu bir bulmaca değil, inişli çıkışlı bir macera.”
Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven 23 Aralık'ta dünya genelinde Netflix'te yayınlanacak.

































































